13.5.12

Possession

 
 Sinéad O'Connor / Gloomy Sunday

kısa izmir maceramın ardından şimdi istanbul'da evdeyim. yarın yine yoğun olacağını tahmin ettiğim iş başlayacak. bu seferkinin ne kadar süreceğini biliyorum çok şükür, nasıl rahatlatıyor bu beni, inanılmaz. sabahın köründe kalkıp gittiğim havaalanında gözlerimden uyku akıyordu, uçakta da öyle. hatta bir ara öyle uykum geldi ki, o tatlı hafif uykuya dalmaya çok yakındım, neredeyse en sevdiğim kalkış ve iniş anlarının iniş kısmını kaçırıyordum. pilotumuz sanki beni uykudan uyandırmamak ister gibi öyle yavaşça indi ki piste, inmeden iki yanağından öpüp tebrik edesim geldi. tabii eve gelince dinlenmek için yattım ama tuhaf bir rüya gördüm, köpekler kovalıyordu filan uyandım. günün ilerleyen saatlerinde tekrar uyuma düşüncesiyle dolup taşsam da bilgisayarımın karşısında o siteye de bakayım, şu yazıyı da okuyayım derken bu saati ettim. 

cukurcumatimes.com'da güzel yazılar okudum, uyumaktan daha iyiydi. nefis bir hamburger yapmışlar öyle böyle değil. bir zamanlar justine ile bizde evde hamburger yapıyorduk ama işi bu kadar ileri safhalara taşıyamamıştık tabii. şimdi taşırız, ikimizde de bu cesaret var, hissediyorum bunu:-) bir de serap hep, bir zamanlar yazın çalıştığı turunç'da, oteldeki aşçının yaptığı hamburgeri öve öve anlatır, ağzımızın suyunu akıtırdı. o adam da köftesini kendi yoğururmuş hamburgerin. sorarım size a dostlar; şimdi hangi turistik otelde hamburgerin köftesini aşçı kendisi hazırlar? kalmadı artık bunlar, pınar köfte + hamburger ekmeği = hooop al sana hamburger. neyse, yukarıda çok sevdiğim isabel adjani'yi çok sevdiğim eşsiz possession filminden bir karede görüyorsunuz. maalesef onun yaşadığı bunalım et fiyatlarındaki artışla filan ilgili değil, keşke öyle olsaydı ama değil. çok severim bu filmi, bu yazıda harcanacak film değil başka zaman konuşmak üzere susuyorum o yüzden. hamburger yazısının linki burada, o müthiş hamburgerin fotoğrafı ise aşağıda. okuyan ve deneyen herkese afiyet olsun, yazanın ve ayrıca yapanın da eline sağlık!


8 yorum:

justine dedi ki...

Hayır olsun canım, köpeklerin kovalaması iyidir bana kalırsa, işinde ve özel hayatında başarıdan başarıya koşacağını gösteriyor bu rüya diye düşünüyorum, ki neden olmasın?;p (özel hayat, başarı?, a hah!;))

Pilotları göremiyoruz ki öpelim! Saygı duyduğum iki üç meslekten biri ve yoklar ortada, tebrik bile edemiyoruz ağız tadıyla;p

Sen gel, tüm güzel yemekleri deneyeceğiz canım, hiç dert etme. Serap'ın anlattığı hamburger meseline gelirsek; onun yüzünden yediğim hiçbir hamburgeri beğenmedim, beğenemedim ben yahu! Ne hamburgermiş ama!;)

Yazını, yazıya seçtiğin harika şarkıyı ve çok sevdiğim filmin görüntüsünü kullanmanı çok çok beğendim Polişka, harikasın sen.

Şu işten kurtul ve daha sık yaz olur mu? Öpüyorum seni, herkese sevgi ve selamlar.

alkım dedi ki...

Clea, ne kadar çok çalışıyorsun sen. Hakikaten, her okuduğumda bunu düşünüyorum, üzülüyorum buralardan. Deli oluyorum insanların pestilini çıkaran bu saçma iş hayatına. İş öyle çığırından çıkmış ki neden bu kadar çok çalışmak zorunda olduğumuzu kimse sorgulamıyor. Bu konu benim "bir söyle bin ah işit" konum. Benim de o fazla mesaili mimarlık ofislerinden o kadar sıtkım sıyrıldı ki en sonunda kendi sıkıntılarına rağmen bağımsız çalışmaya başladım.

Neyse, bırakayım bu konuyu. Ben hamburgere çok düşkün değilimdir (köfteciyimdir ben) fakat bu yazıdan sonra güzel bir hamburger yemek istedi canım, ağzımın suyu aktı.
Bir de Possession filmini sanırım bilmiyorum ben. Merak ettim, bakacağım şimdi.
Şarkı nefis!!!
Sevgiler Clea.

Clea dedi ki...

justine,
hamburger olayında Serap'ın aşçısının laneti var evet:-) seni bekliyorum, gelmene az kaldı. seni seviyorum.

Clea dedi ki...

alkım,
ne kadar incesin, ne kadar düşüncelisin:-) sadece ben değil tabii bizim sektördeki herkes çok çalışıyor maalesef ve bu insanların bir kısmı çok çok düşük ücretlere çalışıyor. üzücü ama inan bu böyle sürüp gidecek, ben iyi yönde bir değişme olacağına inanmıyorum. uzun zamandır bu sektördeyim, artık pek umudum yok.

neyse, ben de köfteciyimdir bu arada, çok severim köfteyi. sen çok şanslısın, gittiğin ülkelerde farklı lezzetleri tatma imkanına sahipsin, bu harika bir şey!

Possession Zulawski'nin filmi. benim çok sevdiğim bir filmdir. karanlık ve zordur ama iyidir. Adjani ve Sam Neill çok iyi oynuyor. bir ara mutlaka izle.

benden de sevgiler, çok!

alkım dedi ki...

Çok merak ettim filmi Clea, izleyeceğim bir ara. Nedense bana Polanski'nin Repulsion'ını çağrıştırdı.

Ve bu iş şartlarının düzelmesini dilemekten başka bir şey gelmiyor elimden. Tez elden örgütlenin;)

Güzel bir h.sonu diliyorum sana!

Clea dedi ki...

evet evet, o karanlık dünya Repulsion'daki gibi, benziyorlar. ben de güneşli, huzurlu bir hafta sonu diliyorum, görüşmek üzere.

Yasemin dedi ki...

cukurcumatimes'ı bir ben takip ediyorum sanıyordum, sevindim :)
sevgiler, y.

Clea dedi ki...

benim okumaktan çok keyif aldığım bir site, bu keyifi paylaşan iki kişiden biriyiz o zaman:-)